Doku nedir?
Doku (Tekstür)
Doğadaki tüm nesnelerin ve varlıkların görme, dokunma duyularımızla kavranabilen, iç yapılarının özelliklerini dışa vuran yüzeysel etkilerine “Doku” (Tekstür) denir. Bu durum doğanın yapısal bir özelliğidir. Her varlığın karakteristik bir dış yapı oluşumu vardır. Canlıların ve nesnelerin dış görünüşlerindeki ayrıcalıklarını sağlayan dokusal yapı farklılıklarıdır. Doku yüzeylerin ayırt edilmesini sağlar.
Dokunun çıkış kaynağı doğadır. Tasarım yaparken dokuyu uygulayabilmek için doğayı ve canlıları çok iyi gözlemlemek, tanımak gerekir. Doğadaki canlıları yakından veya görsel kaynaklardan araştırarak gözlemleyebilirsiniz.
Dokular yüzeyleri oluşturur. Yüzey ne tipte olursa olsun parça ile bütün arasında birtakım temel bağlantılar bulunabilir. Doku, birbirine eş ya da birbirini tamamlayan birim biçimlerin belli sistemlerle yan yana gelmesinden oluşur.
Nesnelerin dış görünüşlerini sağlayan dokusal yapı karakterleridir. Karakterlerine göre gözlemlenerek resmedilen objelerin dokusal yapılarındaki birim biçimleri ve bunların oluşturdukları sistemlerden yaratıcılık kullanılarak yeni yorumlar elde edilebilir.
Yorumlarınızı oluştururken yaratıcı kişiliğinizle nokta-çizgi, açık-koyu ve renk uyumlarıyla sınırsız sayıda örnek yaratmanız ve çoğaltmanız mümkündür.
Dokuyu öğrenmekle nesnelere hacim kazandırmayı, açık-koyu ilişkisini ve renk uyumlarını da ekleyerek yeni anlatım biçimleri oluşturabilirsiniz.
Biçim
Bir nesnenin görme ya da dokunma duyularıyla algılanabilmesini sağlayan kendine özgü gerçekliğidir. Her biçimin kendine özgülüğü vardır. Bir kürenin yuvarlaklığı buna örnektir.
Biçim, çizginin hareketinden doğar. İki boyutludur, uzunluğu ve genişliği vardır. Biçim nesnelerin dış çizgileri bakımından niteliği olarak ta tanımlanır. Doğadaki her varlığın bir biçimi vardır. Genellikle, ana biçimler kendi içinde daha küçük biçimlere ayrılır. Örneğin; insan bedeninin tümü ana biçim olarak düşünülürse baş, eller, kollar vb. ayrı biçimlerdir. Ya da bir ağaç düşündüğümüzde, ağaç genel biçimdir. Gövdesi, dalları, meyveleri, yaprakları kendi içlerinde ayrı ayrı biçimlerdir.
Biçimler, doğal biçimler, geometrik biçimler olarak guruplanır. Doğal biçimlerin doğada pek çok çeşidi vardır. Biçim genellikle dış biçim olan görünüşle karşılaştırılır. Biçim; genel anlamda tüm nesnenin tümünü kapsar. Bir ağacın biçiminden, görünüşü, dış biçimi, iç anatomisi, yapısı, kısaca bütünü anlaşılır.
Birim Biçim
Doku, aynı yapı özelliğine sahip biçimlerin, hep aynı yönde hiç değişikliğe uğramadan tekrarlarla artmasından oluşur. Dokuyu oluşturan biçimlerin her birine birim biçim denir. Birim biçimler birbirine eş, birbirini tamamlayan ya da belli sistemlerle yan yana gelerek dokusal yüzeyleri oluştururlar.
Doğal dokularda dokuyu oluşturan birim biçimler matematiksel bir eşlik göstermeyerek, bir bütün içinde birbirlerini tamamlayarak yapısal sistemleri oluşturur. Örneğin ağaç dokuları, bal peteği dokusu buna örnek olarak gösterilebilir.

Dokusal yüzeylerin oluşumunu sağlayan birim biçimleri ve bunların yan yana geliş sistemleri daima farklılıklar gösterir. Bazen değişik objelerde birim biçimler benzer olsalar da işlevselleri ayrı ayrı olduğundan yan yana geliş sistemleri farklı olabilir. Yine birim biçimleri farklı olan objelerde birimlerin yan yana geliş sistemleri benzer olabilir.
Modül Birim
Modül, bir sistemde yapıyı oluşturan çeşitli elemanların, tamamen aynı, üst üste ya da yan yana gelerek bir bütünü oluşturabilmeleri için gerekli olan en küçük ortak ölçü birimidir.
Sistem
Sistem bir sonuç elde etmede uygulanan belli ilkelere dayalı yöntemler düzenidir. Örneğin, doku sistemi dediğimiz zaman, birim biçimlerin değişikliğe uğramadan tekrarlarla artmasından oluşan bir bütün; yani bir sistem bütünü anlaşılır. Bu sistem bütününü meydana getiren parçalardan birinin veya birkaçının değişimi (söz gelimi birim biçimlerdeki değişim) sistemin bütününü etkiler.
Strüktür
Eş ya da birbirleriyle bağlantılı, benzer formların, iki ya da üç boyutlu yüzey üzerinde, bir araya gelerek tekrarlanmasından oluşan iç yapıya strüktür denir.
Strüktür, nesne ya da varlığı yer çekimine karşı ayakta ve dengede tutan, iç yapının ölçüsel sistemi ve düzenidir. Farklı kuvvet, ağırlık ve gerilimlere direnç ve denge kazandıran şey ölçü tekrarlarına sahip iç yapı düzenidir. Strüktür, sistemsel tekrarları ile kendini doku olarak ifadelendirir. Strüktürün en önemli özelliklerinden biri; mekan yaratmasıdır. Mekana form yönünden birlik vermesidir. Strüktürde temel; “Birim” ilkesidir. Doğada bu birim ilkesine en iyi örnek arı peteğidir.
Doku Çeşitleri Nelerdir?
Bulundukları Yere Göre Dokular
- İç Doku (Nesnenin iç yapısının (strüktür) dokusu)
- Dış Doku (Nesnenin iç yapısının dışa vurumu, tekstür)
Oluşumları Yönünden Göre Dokular
- Doğal Dokular
- Organik Dokular
- İnorganik Dokular
- Geometrik Yapılı Dokular
- Kristal Yapılı Dokular
- Yapay Dokular
- Rölyef (Kabartma)
Duyulara Göre Dokular
- Dokunsal (Gerçek) Dokular
- Görsel Dokular
Anlatımları Yönünden Dokular
- Taklit Doku
- Buluş Doku
Doğal Dokular
Doğrudan dokunma duyumuza etki eden canlı, cansız tüm varlıkların gerçek dış yapılarına doğal doku denir. Doğadaki her varlığın kendine özgü doğal dokusu vardır. Çeşitli bitki, ağaç, ağaç kabukları, yaprak, çiçek, kozalak, taş, kaya ile hayvanların dış görünüşlerindeki yüzey oluşumları doğal dokulardır. Doğal dokular, birbirine benzeyen birbirlerini tamamlayan birim elemanlarının belli düzenlerle yan yana gelen tekrarlarıyla oluşmuştur. İşlevsellikle ilgilidir ve dış yapıyla iç yapı arasında uyum vardır.

Doğal dokular, genellikle zamana ve doğa koşullarına, dış etkenlere bağlı olarak yüzeysel görünüşlerinde değişime uğrarlar. Objenin esas yapısı bozulmadan dış yapısındaki görüntü başkalaşmasına güncel (aktüel) doku denir. Deri dokusunun zamanla değişmesi, bitkilerin yaşı ve doğa koşullarına göre değişimi, genel orman dokusunun mevsimine göre değişimi, hava koşullarına göre deniz yüzeyinde oluşan dalgalanmalar, suyun rüzgarla titreşimi gibi değişimler güncel dokulardır.

Doğadaki tüm dokular doğal dokulardır. Doğal dokularda kendi içlerinde yapısal ve görsel etkinlikler açısından büyük zıtlıklar taşır.
Organik Dokular
Tüm canlıların iç yapılarına bağlı dokular organik dokuları oluşturur. Organik dokuların temelinde yaşam, büyüme ve korunma gibi yaşamsal işlevler vardır. Hücreye dayalı dokulardır. Kelebek kanadı ya da yaprak dokusu gibi doğa elemanının öz yapısını yansıtır.
İnorganik Dokular
Cansız dediğimiz fiziksel, kimyasal yapılar inorganik dokuları oluşturur. Benzer atomların oluşturduğu düzen bütünlüğüdür.
Geometrik Yapılı Dokular
Bir geometrik yapıdan hareket edilerek değişik işlemlerle oluşur. Doğada görülebilecek arı peteği, örümcek ağı, çok yapraklı çiçeklerin geometrik sisteme dayalı dokusu gibi örnekler geometrik yapılı dokulardır.
Kristal Yapılı Dokular
Doğadaki kristalize yapılı kar, tuz, buz ve mineraller gibi varlıklarda bulunur.
Yapay Dokular
Yapay dokular, insanın bilgi, emek ve teknikle işleyerek estetik tasarım amacıyla yaptığı görsel yüzey değerlendirmesidir.
Yapay doku oluşturmada sonsuz sayıda birim biçim olanaklarından yararlanarak, yine birbirinden farklı tasarımlar gerçekleştirilebilir. Yapay doku, insan eliyle üretilen nesnelerin dokularıdır. Ancak çeşitli kullanım amaçları için imal edilmiş ürünlerin dokuları yapay olsalar da sanat ürünleri için konunun dışındadır. Örneğin, giysi olarak örülen kazağın dokusunun sanatla ilgisi yoktur. Dokuma ve örme tekniğinin olanakları ile estetik kaygılar taşıyan yeni doku tasarımları ise güzel sanatlar açısından yapay doku olarak değerlendirilir.
Yapay doku oluşturmada, birim elamanlarının yalınlığı, birim elemanlarının sistemleri ve çok yönlü çeşitlemelerle matematiksel düzenlemeler söz konusudur. Tuğla, beton demir, kağıt kumaş, gibi örnekler çoğaltılabilir.
Çeşitli resimleme teknikleri ile geometrik veya organik karakterli doku tasarımları yapılabileceği gibi değişik malzemelerin olanakları ile de rölyef doku düzenlemeleri yapılabilir.
Rölyef (Kabartma)

Taş, metal, ahşap, kil ya da alçı vb. üzerinde bazı kısımları oyuk bazı kısımları kabartılı bırakılarak yapılmış sanat eserlerine Rölyef denir. Alçak kabartma ve yüksek kabartma olmak üzere iki çeşit rölyef tekniği vardır. Değişik malzemeler ile rölyef doku düzenlemeleri yapılabilir. Örneğin, kâğıt ya da mukavvayı keserek çıkıntılı ve girintili birim biçimlerin tekrarlarıyla oluşmuş bir doku yüzeyi elde edebileceği gibi, yine kâğıttan ya da çeşitli malzemelerden (kapak, düğme, kibrit vb.) oluşan birim biçimlerin tekrarlarıyla rölyef dokular yapılabilir. Düz kil yüzey üzerinde sert bir cisimle bastırılarak yapılacak izlerin (birim biçim) tekrarlarıyla veya ekleme olarak rölyef dokular oluşturulabilir.
Dokunsal (Gerçek) Doku
Gözle görülen ve aynı zamanda dokunulduğunda girinti-çıkıntıları, yumuşaklığı-sertliği, pürüzleri hissedilen dokulara Dokunsal (Gerçek) Dokular denir.
Doğal dokularda ve yapay dokularda da gerçek doku özelikleri vardır. Sert-yumuşak, sivri küt, pürüzlü-kaygan, girintili-çıkıntılı, sık-seyrek gibi özelikler dokunma duygusu ile anlaşılır.
Dokunsal doku, doğal ya da bir sanatçının ürettiği yapay doku da olabilir. Örneğin, yağlı boya tekniğiyle yapılmış resimde iki tür doku görülür. Birincisi sanatçının fırça darbeleriyle veya boyamayla açıklı-koyulu görüntülerle oluşturduğu dokudur. İkincisi ise kullanılan gereçlerin özeliklerinden kaynaklanan dokulardır. Söz gelimi, pütürlü bir yüzeye sahip olan tuval, mukavva gibi bir gereç veya boyanın tutkal gibi başka malzemelerle karıştırılarak sürüldüğünde kalın tabakalı doku yüzeyleri meydana getirilebilir.
Gerçek dokuların olduğu sanat dalı heykeldir. Heykeltıraşlar hem kullandıkları malzemenin (kil, mermer vb.) hem de hangi varlığın heykelini yapıyorlar ise onun dokusunu vurgularlar. Görsel algılamayla üç boyutluluk etkisi veren alnı, gözleri, burnu figürün varlığını, kütlesini ve boyutlu haliyle kavranmasını sağlarlar.
Görsel Doku
Gözle görülen ve algı yoluyla kavranan sanat malzemeleriyle iki boyutlu yüzey üzerinde (nokta-çizgi, açık-koyu ve renkle) yapılan dokulara Görsel Dokular denir. Gerçek dokular gibi etkiler yaparlar.
Görsel dokuların hacim etkisi, yüzeydeki girinti çıkıntıları sadece gözle algılanır, parmakla dokunulduğunda hissedilmez. Düz yüzey üzerinde görüntü olarak doku etkisi verir. Örneğin herhangi (üç boyutlu) bir cismin, iki boyutlu görüntüsünü kağıt üzerinde yaparken onun yüzeylerinin pürüzlülük derecesi bir takım taramalar ve noktalar yardımıyla belirtilir ki kağıt üzerinde resmedilen bu doku sadece görsel olarak algılanan yapay bir dokudur. Resme el ile dokunulduğunda, ele hiçbir zaman o cismin yüzeyinde gerçekte hissedilen doku etkisi gelmez.Gözle resme bakıldığında ise o cismin yüzeyindeki pürüzlülük derecesi oldukça iyi anlaşılır.
Ayrıca hareket etkisi sonucunda göz aldanması ile oluşan optik dokular vardır. Temelinde hareket ve biçim değiştirme vardır. Görsel anlatım dilinde çok etkili ve dikkat çekicidir. Dokusal yapıyı oluşturan birim biçimlerin matematik sistemlerle büyümesi–küçülmesi, giderek değişime uğraması, belli merkezlerde toplanması, dağılması ve döndürülmesi ile yüzeye optik hareket kazandırılabilir.
Belli sistemlerle yan yana gelerek dokusal yapıyı oluşturan birim biçimlerin benzer veya eş oluşu gözün, yüzey üzerinde belirli yerlerde takılmasını önleyerek gezinmesine neden olmaktadır. Matematik sistemle değişime uğratılan birim biçimlerin oluşturduğu dokusal yapıda göz, yan yana gelen birimler arasındaki farkı sezemediğinden farkı buluncaya kadar gezecektir. Doku düzeni içinde yan yana gelen birimler arasında fark yoksa ya da ayırt edilemeyecek kadar az bir fark varsa karşılaştırma yaparak değişikliği göz buluncaya kadar yüzey üzerinde gezinecektir. Optik dokuyu oluşturacak birim elemanın çok yalın olması ve gözü üzerinde alıkoyacak başka biçimlerin çağrıştırmaması optik hareketin sağlanmasında temel kuraldır.
Taklit Doku
Bir objeye bakarak gözleme ve etüde dayalı çalışılarak oluşturulan dokuya Taklit Doku denir.
Buluş Doku
Tasarımcının dokulu bir objeden yola çıkarak ya da tamamen kendi yaratıcı düşüncesini kullanarak bireysel anlatımı ile oluşturduğu özgün dokuya Buluş Doku denir. Tasarımda duygulara ve yaratma özgürlüğüne doku ile ulaşılır. Buluş dokular çeşitli amaçlar için kullanılabilir kaynaklardır.
Buluş dokuda yine görsel dokularda olduğu gibi nokta-çizgi, leke, açık-koyu ve renkle yeni tasarım öğeleri ile yapılır.

